Erdoğan: Başkalarına benzemeyiz , kim olursa olsun hesap sorarız
Ankara, 12 Ekim (Hibya)- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalar yaptı.
Ankara, 12 Ekim (Hibya)- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalar yaptı.
Erdoğan'ın konuşması şu şekilde:
''Sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum.
Trafik kazasında hayatını kaybeden 11 vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan 26 vatandaşımızdan 13’ü taburcu edilmiş, ikisi yoğun bakımda olmak üzere diğer vatandaşlarımızın tedavileri halen devam etmektedir. Kendilerine acil şifalar diliyor, Rabb’im milletimize böylesi acıları bir daha yaşatmasın diyorum.
Aziz vatandaşlarım, Kabinemizin 73. toplantısını az önce tamamlamış bulunuyoruz. Bugünkü Kabine Toplantımızda ülkemizin ve milletimizin gündeminde yer alan önemli konuları istişare ettik. Bölgemizde yaşanan ve bizleri de etkileyen gelişmeler hakkında kapsamlı değerlendirmeler yaptık. Çalışma hayatı, sosyal politikalar ve son günlerde ülke gündemini meşgul eden fon meselesiyle ilgili güncel durum, Kabinemizin ana konularıydı.
Kabinemizde alınan kararlara geçmeden önce, son iki haftada milletimize hizmet yolunda neler yaptığımızı kısaca hatırlatmak istiyorum.
Değerli kardeşlerim, 1 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın açılışına katılarak Genel Kurula hitap ettik. Yeni yasama yılının ülkemiz, milletimiz, demokrasimiz ve siyasi partilerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Meclisimizin çatısı altında yürütülecek yasama faaliyetlerinin, ilk gün şahit olduğumuz çirkinliklere tevessül edilmeden, demokratik bir olgunluk içinde sürdürülmesini ümit ediyorum.
3 Ekim’de Şanlıurfalı kardeşlerimizin misafiriydik. Hem bu yıl rekor bir katılımla düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu’da gençlerimizin heyecanına ortak olduk hem de yapımı tamamlanan Şanlıurfa Şehir Hastanemizin açılışını gerçekleştirdik.
Bir kez daha gördük ki Türkiye’nin istikbalini düşünen, araştıran, üreten ve kendi teknolojisini geliştiren gençlerimizin ellerinde yükseliyor. Ödül alan ve dereceye giren gençlerimizi tebrik ediyor, bu büyük teknoloji şöleninin Şanlıurfa’da başarıyla tertiplenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Aynı gün, 39 milyar lira yatırım değerine sahip Şanlıurfa Şehir Hastanemizi ve bağlantı yollarını hizmete açtık. 500 bin metrekare kapalı alanı, 2 bin yatak kapasitesi, 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi ve diğer birimleriyle Şanlıurfalılara birinci sınıf sağlık hizmeti sunacak modern bir sağlık tesisini şehrimize kazandırmış olduk.
Şanlıurfa Şehir Hastanemizin ve diğer yatırımlarımızın hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen bütün kurumlarımıza tebriklerimi iletiyorum.
Aziz milletim, 7 Ekim’de Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin açılışına iştirak ettik. Antalya’mızda düzenlenen kongrede, 111 ülkeden alanında uzman isimlerle bir araya geldik.
Türkiye olarak uzayda daha güçlü bir varlık göstermek ve kendi teknolojimizi geliştirmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Ay Araştırma Programı kapsamında geliştirdiğimiz aracın üretim, montaj ve entegrasyon aşamaları tamamlandı. 3,5 ton ağırlığındaki ve yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına sahip aracımızın sistem seviyesi çevresel testleri devam ediyor.
6 Ekim’de 2026-2027 akademik yılının açılışını Külliyemizde düzenlenen törenle gerçekleştirdik. Aynı programda Yükseköğretim Kurulu 2026 Üstün Başarı Ödülleri’ni sahiplerine takdim ettik. Yeni akademik yılın öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz ve yükseköğretim camiamız için hayırlı olmasını diliyor, ödül alan isimleri tebrik ediyorum.
9 Ekim’de İstanbul’da, 'Adaletin Zirvesi: İnsanlık İçin Ortak Sorumluluk' temasıyla düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi’ne katıldık.
Şurası bir gerçek ki bugün suç coğrafyası artık tek bir ülkenin hudutlarıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. İster adi suçlu ister belediye vurguncusu ister uyuşturucu tüccarı isterse terör örgütü mensubu olsun, hukukun dışına çıkan hiç kimse dünyanın hiçbir yerinde rahat ve huzur içinde olmamalıdır.
Devletimizin nefesi, adaletten kaçacakların veya kendilerini böyle zannedenlerin ensesindedir. Bu kapsamda 2026’nın ilk dokuz ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar çerçevesinde 736 kişiyi ülkemize getirdik. Nerede saklanırlarsa saklansınlar, milletin malına ve canına kast edenlerin tepesine binmeye devam edeceğiz.
Cuma günü, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı’nın Çerkezköy-Kapıkule kesiminin açılışını yapmak üzere Babaeski’deydik. Toplam 229 kilometre uzunluğundaki hızlı tren hattımızın en uzun etabı olan 153 kilometrelik Çerkezköy-Kapıkule kesimini tamamladık.
Projenin bütün kısımları tamamlandığında Halkalı-Kapıkule arasındaki seyahat süresi 4 saatten 30 dakikaya inecek. Yük taşıma süresi ise 8,5 saatten 3,5 saate düşecek. Yıllık yolcu kapasitemiz 600 binden 3 milyona, yük kapasitemiz ise 1 milyon 500 bin tondan 9 milyon 500 bin tona yükselecek.
Emeği geçenleri tebrik ediyor, açılışını yaptığımız Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı’nın Çerkezköy-Kapıkule kesiminin hayırlı olmasını diliyorum.
10 Ekim’de ise bu sene kuruluşunun 75. yılını kutlayan İlim Yayma Cemiyetimizin güzide mensuplarıyla bir araya geldik. Üç çeyrek asırdır eğitim ve sivil toplum alanlarında ülkemize önemli katkılar sunan cemiyetimizin çalışmalarını takdirle karşılıyoruz.
Köklerine bağlı, değerlerini bilen, çağın bilgisini kuşanan ve ülkesine karşı sorumluluk taşıyan gençler yetiştirmek büyük bir emek ve fedakârlık işidir. İlim Yayma ailesini bu samimi gayretlerinden ötürü yürekten tebrik ediyor, çalışmalarında Rabb’imden muvaffakiyetler niyaz ediyorum.
Aziz milletim, dört gün önce İstanbul Maltepe’de çöken binada beş vatandaşımız hayatını kaybetti. Vefat eden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.
Maltepe’de yaşanan bu acı olay, İstanbul’un kentsel dönüşüm meselesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. İstanbul’da deprem gerçeğini ertelemek, görmezden gelmek veya günlük siyasi çekişmelere kurban etmek İstanbul’a ihanet etmek olur.
Şunu bir defa açık açık söylemek durumundayım: Biz her kentsel dönüşüm dediğimizde birilerinin çıkıp “Rantsal dönüşüm” diyerek feveran etmesinden artık bıktık, usandık. Kimsenin ideolojik ezberleri dolayısıyla insanımızın hayatıyla oynamaya hakkı yoktur ve olamaz.
Bakıyorsunuz, kendileri villalarda, lüks ve güvenli sitelerde yaşıyor ama söz konusu İstanbul’un yapı stokunun yenilenmesi olunca en fazla bunlar bağırıyor, en çok bunların sesi çıkıyor, en fazla gürültüyü bunlar yapıyor. Buradaki alıklığa artık dur demenin vakti gelmiştir.
Hükümet olarak, mahallî idareler seviyesinde sergilenen umursamazlığa rağmen kentsel dönüşüm seferberliğimizi hızlandırmakta kararlıyız. Fatih’in emaneti İstanbul’umuzu, bu kentsel dönüşüm seferberliğinin adeta başkenti olarak görüyoruz.
Türkiye’de her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul’da yaptık. 2012 yılından beri İstanbul’da 1 milyon 298 bin bağımsız bölümü dönüşüm kapsamına aldık. 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. 291 bin bağımsız bölümün dönüşümü ise halen devam ediyor. 5 milyona yakın vatandaşımızı güvenli yuvalarına kavuşturduk.
Vatandaşımızı kentsel dönüşüme teşvik etmek için de her adımı attık. İstanbul’umuza özel “Yarısı Bizden” kampanyamızı başlattık. “Yarısı Bizden” ile bugüne kadar 544 bin 564 bağımsız bölümü dönüşüm kapsamına aldık. Vatandaşlarımız bu imkândan yararlanabilsin diye kampanyanın süresini 31 Aralık 2027’ye kadar uzattık.
Mevcut destek programımızda her bir konut için 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira taşınma desteği sağlıyoruz. İş yeri sahiplerimize 437 bin 500 lira hibe, 437 bin 500 lira kredi ve 125 bin lira taşınma desteği veriyoruz.
Yani insanımızı, çatısı altında gönül huzuruyla oturacağı güvenli konutlara kavuşturmak için devlet olarak üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz.
Buradan İstanbul’daki kardeşlerime bir kez daha sesleniyorum: Lütfen kentsel dönüşüm konusunda atılacak adımları ertelemeyin. Komşularınızla uzlaşmak, gerekli işlemleri başlatmak ve güvenli bir yuvaya kavuşmak için bugünden harekete geçin.
Şunun da altını çizmek istiyorum: Hükümetimiz tüm imkânlarıyla İstanbul’un dönüşümü için gövdesini taşın altına koymuşken siyasi parti ayırt etmeksizin tüm belediyelerimizden de aynı anlayışı, aynı çabayı ve aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyoruz. Şehrini, ilçesini gerçekten seven sorumluluk sahibi belediye başkanlarını kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vermeye çağırıyoruz.
Kıymetli vatandaşlarım, bölgemizdeki çatışma alanlarına maalesef her gün yenileri ekleniyor. Lübnan’dan Yemen’e ve İran’a uzanan hatta gerilim tırmanmakta, özellikle vekil güçler aracılığıyla farklı hesaplar görülmeye çalışılmaktadır.
Türkiye, bir süredir etrafını çevreleyen kriz kuşağına rağmen istikrar, güven ve huzur adası olma konumunu her geçen gün perçinlemektedir. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla anlaşmazlıkların harp sahasında değil, müzakere masasında, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı, temel ilkemizdir. Bize göre bölünme ve parçalanma, sadece bölgemizi kan gölüne çevirmek isteyen şer odaklarının çıkarlarına hizmet edecektir.
Bu minvalde, Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı saldırıları en güçlü biçimde lanetliyoruz. Aralarında umre ziyareti yapanların da bulunduğu, vefat eden kardeşlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Türkiye, hukuk ve insanlık dışı saldırılar karşısında Suudi Arabistan’ın ve Suudi kardeşlerimizin yanındadır.
Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Pakistan ve Suudi Arabistan’la birlikte 7 Ağustos’ta imzaladığımız ortak savunma anlaşmasının kurumsal altyapısını oluşturma çalışmalarımız devam ediyor. Savunma iş birliğimizi iki temel kulvarda ilerletiyoruz. İlk olarak kolektif savunma ve bölgesel iş birliği hedefleri doğrultusunda çalışıyor, ikinci olarak bu iş birliğinin kalıcı ve işleyen bir kurumsal yapıya kavuşması için gerekli adımları atıyoruz.
Bilinmesini isterim ki NATO’da olduğu gibi, ortak savunma anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir. Türkiye’yi farklı bir yerde resmetmeye çalışan ve kime hizmet ettiği aşikâr olan söylemlerin hiçbir geçerliliği yoktur. Anlaşmanın iç onay işlemlerinin tamamlanması için önümüzdeki günlerde Gazi Meclisimize sevkine yönelik çalışmalarımız sürüyor.
Türkiye’nin duruşu, hassasiyetleri ve savunduğu ilkeler bellidir. Biz hadiselere etnik ve mezhebi bir mercekten asla bakmıyoruz. Bölgemizin tamamında barışın ve istikrarın hakim olmasını istiyoruz. Bundan sonra da bölgesel sahiplenme temelinde barışı savunmaya, barış için gayret göstermeye devam edeceğiz.
Değerli arkadaşlar, bugün kabinemizde ele aldığımız konulardan biri de geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz İŞKUR Gençlik Programı’ydı. Gençlerimizin eğitimlerini sürdürürken çalışma hayatını tanımalarına, tecrübe kazanmalarına ve geleceğe daha iyi hazırlanmalarına büyük önem veriyoruz. Bu amaçla başlattığımız İŞKUR Gençlik Programı’na gençlerimiz de çok yoğun ilgi gösteriyor.
Bugüne kadar programdan istifade eden gençlerin sayısı 220 bine yaklaştı. Bu genç arkadaşlarımız hem deneyim sahibi oldular hem de belli miktarda gelir elde ettiler. Biz de gençlerimizin bu ilgisini karşılıksız bırakmıyor, şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. Programın 2026-2027 dönemi kontenjanını 150 bine yükseltiyoruz.
Program kapsamında gençlerimize günlük 1.375 lira ödeme yapılacak. Ayda 14 gün programa katılan öğrencilerimiz ise 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek. Ayrıca gençlerimizin sigorta primlerini devletimiz karşılayacak. İlave olarak belirli şartlarda 1.250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda özel indirim imkanları sunulacak.
'Gençliğin Üretim Çağı' güç hamlemizle üç yılda 3 milyon gencimize ulaşmayı hedefliyoruz. İŞKUR Gençlik Programı’nda ise 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon üniversite öğrencimizin programdan yararlanmasını amaçlıyoruz.
Gençleri şahsi ikballerine alet etmeye çalışanlara inat, biz gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve geleceğine yönelik desteğimizi artırarak sürdüreceğiz. Gençlerimizi ne marjinal yapıların ne terör örgütlerinin ne de kariyeri siyasetçilerin ihtiraslarına terk edeceğiz. Bu güzel haberimizin bütün gençlerimize, ailelerine ve üniversitelerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
Aziz milletim, son olarak fon meselesinin süratle çözülmesi amacıyla yoğun bir gayret içindeyiz. Önceki Kabine Toplantımızdan bu yana Devlet Denetleme Kurulunun görevlendirilmesinden Fon Koordinasyon Kurulunun teşkiline, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgilendirilmesinden kanuni düzenleme gerektiren hususlarda yasa teklifinin Meclisimizin takdirine sunulmasına, Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankasının Emlak Katılım’a devrinin başlamasından Merkezi Kayıt Kuruluşu işlemleri tamamlanan fonların ödemelerinin başlamasına kadar pek çok müspet adım atıldı.
Meselenin yargı tarafında soruşturmalar titizlikle ve derinleştirilerek devam ediyor. Fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de içinde bulunduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldı. Bunlardan 84’ü tutuklanırken 27 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkartıldı, 99 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı. Kanun teklifinin Meclisimizden geçmesiyle birlikte ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin ekim ayı içinde yapılmasını müteakip yatırımcıların kayda değer bir bölümü ara ödemelerini almış olacak. Fon Koordinasyon Kurulumuz kamuoyumuzu detaylı ve düzenli bir şekilde bilgilendirecek.
Değerli arkadaşlar, bizim şu anda birinci önceliğimiz, siyasette tek sermayesi polemik olanlara laf yetiştirmek değil, kamu kaynakları kullanılmadan bu sürecin şeffaf, adil ve hızlı biçimde yönetilmesidir.
Bir kere daha herkesin bilmesini ve anlamasını isterim: Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş getiriler elde etmiş, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa bunun bedelini mutlaka ödeyecektir.
Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere sırf siyasi parti aidiyetleri sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir. Onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir.
Biz onlara benzemeyiz. Siyaset tarzımızda da devlet yönetimi anlayışımızda da asla böyle bir durum söz konusu olamaz. Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun hesabını sorarız ve soruyoruz.
Yine bu dönemde ülkemizi benzer bir sıkıntıyla karşı karşıya bırakmamak için gereken neyse hayata geçirmekte kararlıyız. Yapacağımız düzenlemelerle sermaye piyasalarımızın bünyesini bu tür mikroplara karşı güçlendirecek, işleyişini inşallah çok daha sağlıklı hâle getireceğiz.
Elbette bu adımları atarken boğazlarına kadar çamura batmış olanların, tamamen 'çamur at, izi kalsın' mantığıyla ve nefret siyasetiyle kadrolarımıza, kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapmasına da müsaade etmeyeceğiz.
Bakın, Türkiye’de şahsım dâhil hiç kimse eleştirilemez değildir. Ama hiç kimsenin unvanı, mesleği, konumu ona FETÖ yöntemleriyle bir başkasına karşı itibar suikastı düzenleme hakkı vermez.
Eleştiri hakkı, yalan ve çarpıtmayla muhatabını karalama hakkı değildir. Aynı şekilde ifade özgürlüğü, önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Kamu adına hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalı, insanların onuruyla ve haysiyetiyle oynamamalıdır.
Bu düşüncelerle Kabine Toplantımızda aldığımız kararların tüm Türkiye için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabb’im birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin diyor, tekrar görüşünceye kadar hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla.''
Hibya Haber Ajansı© Copyright 2026 vizesondakika.com.tr Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.